Bugün - 30 Nisan 2017 Pazar
Kahramanmaraş 18°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık Yaşam Kültür - Turizm ve Sanat Spor Siyaset Eğitim Teknoloji Dünya Asayiş Diğer »
Yazar Detayları

Ahmet Doğan İLBEY

Ahmet Doğan İLBEY - Ehl-i gece olmak

Ehl-i gece olmak
Yazı Tarihi: 20 Mart 2017 Pazartesi

(Fikir ve Gönül Dükkânı’ndaki tâlim ve sohbeti gündüze alalım, leylî değil, neharî olalım artık” diyen muhterem dostlara savunmamdır)

 

Tasavvufta ehl-i geceye evliya, gündüz ehline ehl-i dünya denir. Geceyle hemdem olanlar uykunun gafletine düşmeyenlerdir. Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm Mirac’a gece çıktığı içindir ki veliler, ulvî yoldaki âşıklar ve hüzünkârlar ehl-i gecedirler.

 

“Tasavvufî Bakış” kitabının müellifi Prof. Dr. H. Kamil Yılmaz göre tasavvuf edebiyatında kulun Hakk ile olan gündüz vaktine muhâdese (karşılıklı konuşma), gece vaktine de müsâmere, yâni tasavvufî mânasıyla gayb ve sır âleminden âriflere gelen Allah hitabı denir. Bu vakit sâlik Rabbiyle başbaşadır ve mânen O’nunla mükâleme hâlindedir. Hakk’tan onun gönlüne birtakım ilham ve tecelliler doğar. Sâlikin gündüz Hakk ile beraberliği münâcât ve mülâkâtı keşf üzeredir. Gece bu mülâkât setr ve sırrîlik üzeredir. Sûfîler, geceleri meydana gelen ve müsâmere denilen muhabbet ve dostluğun, gündüz zâhir olan ve muhâdese denilen dostluktan daha derin ve mânalı olduğuna inanırlar.

HÜZÜN EHLİ GECEYİ SEVER                                                                                                                                                                                    

                                                                                                                                     Hüzün ehli geceyi sever. Gecenin gözlerinden bakar mâna âlemine. Çünkü hüzün geceleri ziyaret eder. Hüznü, yâni kalbi olana gece aydınlığın öteki yüzüdür. Bundandır ki gece dostumdur. Geceyle hemdem olmak nasibim ve yazgımdır.

 

Geceyle hüzün birbirinin benzeri ve dostudurlar. Gece ortaya çıktığında hüzün bir derviş gibi gelir gecenin yanına. Çünkü yazgıları ve meşrepleri birdir. Hüzün, gücünü geceden alır; geceyi görmeden duramaz.

 

Her gece ehlinin içinde yanan bir ateş, bir hüzün vardır. Hz. Yakub’un gecesi, yâni hüznü Yusuf’tur. Ona kavuşuncaya kadar gündüz yüzünü görmek istemez. Gecedir onun tesellisi.                                                                 

 

GÜNDÜZÜN VELVELESİNDEN ÂZADE GECELER

 

Gece ortalığı kaplamaya başlayınca hüzün ehli sevinir. Çünkü gündüzün, yâni maişetin, halk içinde olmanın velvelesinden kurtulmuş ve dili de kalbi de mâna âlemiyle daha ziyade bir rabıta kurmaya başlamıştır.

 

Gece sükûnetin hâkim olduğu tefekkür saatleridir. Feyz ve bereketi başkadır, anlayana. Sır tutmayan gündüze inat, sırrı saklar geceler. Sırlar gecenin içinde saklıdır. Bundandır ki tenha gecelerde yapılan dualar daha hâlis ve hüzünlü...

 

Gece, kalemi ve kitabı sevdirir. Durdukları yerde vehbî ise şayet hüzün ehli olanlar, dervişler ve şairler geceyi severler. Gece de onları sever. Çünkü maksatları en çok gece hâsıl olur. Şairlerin ilhamı, yâni sevgilisi gündüz değil, gece gelir. Ahmet Haşim şairlerin bu derûnî mesai vakitlerini mısraa çekmiş: “Canan ki gündüzleri gelmez / akşam görünür havz (havuz) üzerinde”

 

GECELER TENZİH ZAMANIDIR, BİLENE…

 

“Çün gündüz olursun nice ağyar ile gafil / Koy gafleti dildardan utan gecelerde / Âşıklar uyumaz gece, hem sen uyuma kim / Gönlün gözüne görüne ey can gecelerde” diyen İbrahim Hakkı Hazretlerinin sözlerini şöyle tefsir edebiliriz: Gündüz kazanç ile Allah’ı unutabilir insan. Gece tenzih zamanları olduğu için insan Allah’ı daha hâlisâne bir hâl ile zikreder. Dünyadan ve gündelik hâdiselerden gecenin etrafımızı kapatışıyla bir nebze de olsa kurtuluruz. Nefs iktidarı geceleri azaldığı içindir ki kalp ve dimağ Allah’ı ve dininin buyruklarını en çok gece hatırlar.

                                                                                                                                            

GÜNDÜZ EHLİ GECENİN SIRRINI BİLMEZ

 

Gündüz ehli gecenin sükûtunu, sırrını ve hüznünü bilmez. Fakirden sorun gecenin dostluğunu. Geceleri rahatça uyku çekenlerin fikrî ve mânevî sancısı yoktur.

                                                                                                  Tefekkür ve sanat ehline en çok geceler tesir eder. Üstad Necip Fâzıl cezbeli bir gece ehlidir. Mâsivanın daha fazla olduğu gündüz yapamadığı nefis muhasebesini ancak gecenin sükûtunda yapabildiğine ve derûnunun sesini ancak gece dinleyebildiğine inanır ve geceye sığınır. Çünkü gece uzlettir, sükûnettir, gürültüsü olmaz. Kendini bilen için içinin sesini dinlenmenin en bereketli vaktidir:

 

“Ne sabahı göreyim ne sabah görüneyim / Gündüzler size kalsın verin karanlıkları / Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim / Örtün üstüme örtün serin karanlıkları.”

“GECEYLE OTURUR DERTLEŞİRİM”

 

Hz. Mevlânâ’nın (Divân-ı Kebir) geceyle muhabbet ettiği şu mısralarını haddim değil ama cezbe ile okuyup geceye ta’zimde bulunurum hep.

 

“Geceyle oturduk, dertleştik bu gece / Gecenin saçları siyahtır. Tıpkı sevgilimin gözleri gibi / Gece yanar, ben yanar, sevgilimin hasretine / ‘Sabah olmasın be’ dedik, ‘şu muhabbetimiz bitmesin’…/ (…) Gecenin derdi, benim derdimden de betermiş…/ (…) / ‘Sabah olmasın’ dedik, ‘yazık, günah bize’ / (…) Gecenin kalbinde ateş var, yanar sabaha dek / (…) Kimse bilmez geceyi, Leylâ gibi aşkı yalnız kendisini yakar (…) / Gece, tüm hararetiyle erir / Sabahlara dek / (…) / Dünyanın zamanı bitene kadar / Gece görevini yapacaktı  / O yüzden o erimiş bitmiş hâlinden telaşlanmadım / Güneş doğunca, gece bana selâm verip / İstirahate çekildi.”

 

GECE, DOLUNAYA ÂŞIKTIR; SABAHIN OLMASINI İSTEMEZ

 

Erbabı bilir ki bu mısralarda gece, dolunaya âşıktır. Dolunay maşûk, yâni ilahî sevgili mânasındadır. Gece, sevgilisini görmek için yanar tutuşur, sabah olmasını istemez. Hz. Mevlânâ’ya gece gelir muhabbet, yâni aşk. “Bu gece derdimden içtim” diyor. Tasavvufta içmek ilâhî aşkla hemhâl olmaktır. Bu sebepledir ki dert ortağıdır gece. Geceyle hâl diliyle dertleşir. Gönlü gece inşirah bulur. Geceyle sohbet eder sabaha kadar. Sabah olmasın diye birlikte dua ederler. Allah, onların aşkı sebebiyle geceyi uzatır.                                                                

 

Modern ve seküler zihniyetle malûl olanların, bu ifadeleri abes bulacaklarını şimdiden söyleyelim.

 

SEMÂNIN KAPILARI GECE AÇILIR

 

“Eşkıyalıktan veliliğe” yükselen ehl-i gece vasfını haiz Fudayl Bin İyaz Hazretlerinin “Güneş battığı zaman, Rabbimle baş başa kalacağım için seviniyorum, doğduğunda halkın gelip beni meşgul edeceğinden korktuğumdan ötürü üzülüyorum” sözüne meftun olanların yanındayım âcizâne. (Diyanet İslâm Ansiklopedisi, cilt: 13)

 

Hâsılı, diyeceğim şudur: Uyanın ey gündüz ehli! Semânın kapıları gece açılır...

 

 
İletişim E-Posta: lbeyali@hotmail.com - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Diğer Yazarlar

ŞEHRİMİZDE DOLU DOLU BİR HAFTA SONU
AYET-İ KERİME VE HADİS-İ ŞERİFLER IŞIGINDA; HAC İBADETİ
BİR BARIŞ MEDENİYETİ OLARAK İSLAM
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
YENİ YIL VE MALİ MÜŞAVİRLERİN GÜNDEMİ
Otomatik Pilot Devrede
BİRİZ
Haydi Milyonlar Duaya!
Eski Maraş'tan Kısa Kısa-3
E-Gazete (Bizim Gazete)
Ulusal Gazeteler

Yazarlar
Ahmet Doğan İLBEY
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
“Geniş Zaman Süvarileri” (şiir), ...
Atilla SARIYILDIZ
BİRİZ
Merhaba sevgili okurlar, sevgili dostlar. Gü...
Abdulkadir YILMAZ
ŞEHRİMİZDE DOLU DOLU BİR HAFTA SONU
Bu hafta sonu şehrimizde hem kültürel, h...
Sema MARAŞLI
Haydi Milyonlar Duaya!
Bismillahirrahmanirrahim 7 Ağustos’taki muh...
Mustafa SAYLAK
BİR BARIŞ MEDENİYETİ OLARAK İSLAM
   Rabbimiz insanları   Dünya ...
İmran KILIÇ
AYET-İ KERİME VE HADİS-İ ŞERİFLER IŞIGINDA; HAC İBADETİ
Orada apaçık alametler, İbrahim'in makamı v...
İsmail KOCAER
Otomatik Pilot Devrede
İstikrar  Oluştuysa , Sistem Kurulduysa , Oto...
Mesut Bilal BUĞDAY
Eski Maraş'tan Kısa Kısa-3
ESKİDEN BAYRAM NAMAZINDAN SONRA KABİR ZİYARETİ E...
Hasan SEYİTHANOĞLU
YENİ YIL VE MALİ MÜŞAVİRLERİN GÜNDEMİ
 Yeni yıl ile birlikte Mesleğimizi ve mü...
Hava Durumu ( Kahramanmaraş )
Bugün
9°°C - 18°°C
Cuma
8°°C - 16°°C
Cumartesi
7°°C - 13°°C
Pazar
4°°C - 17°°C
Namaz Vakitleri ( Kahramanmaraş )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:5905:3212:3716:2119:2920:54

30 Nisan 2017 Pazar
Röportajlar
Said Nursi'nin mezarının yerini açıkladı
İsa Tatlıcan'ın röportajıBediüzzaman Said Nursi bundan tam 55 yıl önce, 23 Mart 1960 tarihinde Urfa'da vefat etti. Son derece münzevi bir ha...
»
»
Tarihte Bugün
1030 - Türk hükümdarı Gazneli Mahmud'un öldü.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Bilginin mürekkebi, şehidin kanından kutsaldır
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(2457 Online) 0,20ms